Afet Bilinci ve Oyunlaştırılmış Çocuk Uygulamaları

Tarafından gönderildi: Ali Cevat Ünsal Yorumlar: 0

Afet Bilinci ve Oyunlaştırılmış Çocuk Uygulamaları

Deprem, hayatımızın en önemli risklerinden birisi olarak karşımızda duruyor. Ülkemizi etkileyen son depremler neticesinde bunu bir kez daha acı bir şekilde görmüş olduk. Deprem esnasında ve sonrasında yaşananlar hepimizi derinden üzdü. Maalesef deneyimlediğimiz onca deprem felaketine rağmen halen afet bilincini oluşturmamak, büyük yaralanma ve can kayıplarına sebep oluyor.

Deprem sonrasında gerçekleşecek organizasyon ve operasyonlara baktığımızda, bunların belirli kurumların işi olduğunu söyleyebiliriz. Fakat deprem esnasında, hayatta kalabilmek, minimum hasarla kurtulabilmek ya da enkaz altında kendimize yaşam alanı oluşturabilmek adına bilmemiz gereken kişisel önlemler bulunuyor. Her ne kadar birçok kez tatbikatlarda bulunsak, doğruyu öğrensek ve hatta bununla ilgili defalarca sosyal medya paylaşımıyla haberdar olsak bile, deprem esnasında hayati yanlışlara düşebiliyoruz.

Bunun en temel sebebi olarak stres, panik ve kaygı üçlüsü öne çıkıyor. Öncelikle ne şekilde can güvenliğimizi üst düzeyde tutabileceğimizi bilmek oldukça önemli bir nokta. Bu sayede önce kendimize sonra da çevremizdekilere destek olabiliriz. Bilim insanlarının açıklamalarına artık daha duyarlı olmalı ve harekete geçmeliyiz. Beklenen büyük İstanbul depremi oldukça yakın. O halde, can güvenliğimizi nasıl sağlayacağımızı öğrenmemiz oldukça kritik.

İlk hedef; yaşam alanlarımızı kontrol etmek. Burası müstakil bir ev olabilir, site içerisinde bir daire veya rezidans tipi bir konut olabilir. Mümkün olduğunca deprem yönetmeliğine uygun ve belirli standartlarda üretilmiş olmalı. Bunları kontrol ettikten sonra ev içerinde oturum alanlarınızı kontrol etmeliyiz. Genelde depremlerin gece olduğunu düşünürsek, yatak odası yatak kenarı gibi alanlarda doğal yaşam üçgeni olabilecek yerleri tespit etmeliyiz. Ailemizin veya ev arkadaşlarımızın her birinin kendi yataklarının yanındaki alanları kontrol etmeli ve bu alanlar konusunda onları bilgilendirmeliyiz. Herhangi bir afet anında hızlı ve pratik bir şekilde kendimizi koruma altına alacağımız yerleri keşfetmeli ve geçiş yollarımızı herhangi bir mobilya ile kapatmamalıyız. Aynı şekilde herhangi bir zaman deprem olabilir bilinciyle yaklaşıp, girdiğimiz tüm kapalı mekanlarda bu tip alanları tespit etmeli ve acil çıkış güzergahlarını, yangın söndürme tüplerini ve kendimizi koruyacağımız doğal yaşam üçgenlerini fark etmemiz gerekiyor.

Biz yetişkinler olarak bu konuda oldukça sağduyulu davranıp bu tip önlemleri alabiliriz. Peki çocuklarımız? Öyle ya, bir afet anında aklımıza ilk gelenler onlar. Kendilerini koruyamayacaklarını düşünür ve endişeleniriz. Çoğu ebeveyn deprem anında çocuklarına ulaşmaya çalışırken, kendilerini yararlar veya can güvenliğini yitirir. İşte tam da bu noktada çocuklarımızı da bilinçli hale getirmemiz gerekiyor. Onların bu tip konularda duyarlı olabilmesi, afet esnasında gerekli soğukkanlılıkla önlemleri alabilmesi gerekiyor. Bunun için de onlara özel bir eğitim yaklaşımı gerekiyor.

Afet Bilinci Etkinlik Alanları

Çeşitli oluşum ve organizasyonlar tarafından hazırlanan çocuk afet eğitimleri bu konu için oldukça işimize yarayabilir. Genellikle okulda sınıfıyla birlikte, grup etkinliği olarak katılabiliyorlar. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Afete Hazırlık Laboratuvarı Deprempark eğitimleriyle öne çıkan ilk yerlerden birisi. “Afet ve afetlere hazırlık bilincini arttırmak amacıyla ilköğretim öğrencilerine, depreme karşı evde, okulda alınması gereken kişisel önlemler, depremler sırasında ve sonrasında sergilenmesi gereken davranışlar konusunda 40 dakikalık ders ve sonrasında uygulamalı ve görsel eğitimler verilmektedir.” https://ahlab.boun.edu.tr/tr

Ayrıca, Kadıköy Belediyesinin Afet Eğitim Parkı da çeşitli afetler konusunda atölye çalışmaları ve grup etkinlikleri hazırlıyor. Deprem simülatöründen, yangın söndürme simülasyonuna, açık alan etkinliklerinden 5D sinemaya kadar birçok faaliyet gerçekleştirilebiliyor. afet.kadikoy.bel.tr

Bunların dışında belediyeler, okullar, Afad ve Akut ile iş birliği yaparak verdikleri eğitim seansları da bulunuyor. Takibini yapıp ilgili kurumlardan eğitimlerinizi alabilmemiz mümkün.

Peki çocuklarımızla birlikte evde kendi başımıza neler yapabiliriz?

Yapacağımız her şeyi oyunlaştırarak onların daha net anlamasını sağlayabiliriz. İlk iş, alınan bu eğitimlere ek, onaylı kurumların hazırladığı afet hazırlık videolarını izlemek olabilir. Bu tip videoları öncesinde kontrol etmeli, yaş sınırı varsa dikkat etmeli ve çocuğumuza uygun olmayacak görüntü ve içerik içeren yayınları izletmemeliyiz.

Deprem Çantası Hazırlama: Deprem çantasında bulunması gereken malzemelerle alakalı listeyi çocuğunuzla birlikte inceleyin. Bu malzemeleri gruplara ayırıp nerelerden temin edeceğinizi belirleyin. Mümkün olduğu kadar birlikte satın alma yapmaya özen gösterin. Örneğin deprem düdüğü alırken rengine o karar versin. El feneri alırken çocuğunuz seçsin. Hatta deprem çantasına koyacağınız eşyalar tamamlandıktan sonra ondan bir de son kullanma tarihi listesi hazırlamasını isteyin. Bu listeyi de portmanto veya buzdolabına yapıştırın. Bu listenin güncellenmesi ile alakalı sorumluluk çocuğunuzda olmalı.

Hafıza Kartları: Deprem çantası içindeki malzemelerle ilgili hafıza kartı oyunu hazırlayabilirsiniz. Bu sayede çocuğunuz bu konuda oldukça bilinçli olacak ve çevresindeki arkadaşlarına ve yetişkinlere sahip olduğu bilgileri anlatmaya başlayacaktır. Liste içi ve liste dışı diye bir oyun belirleyin. Deprem çantasında olması gerekenler ve olmaması gerekenleri küçük kağıtlara yazıp bir keseye atın. Tek tek çektiğiniz kağıtlardaki malzemeyi çocuğunuza sorun. Çocuğunuzun yaşına göre; süre, doğru cevap sayısı gibi parametrelerle oyunda puan toplatabilirsiniz. Birden çok çocuğunuz varsa farklı odalarda yarıştırıp birbirlerine eksik oldukları kısımları anlatmalarını sağlayabilirsiniz.

Kolon Keşfi: Evinizdeki kolon ve kirişleri birlikte keşfedebilirsiniz. Kolonların ne anlama geldiğini, kaç tane olduğunu ve evde yaşam üçgeni oluşturacak alanları keşfedebilirsiniz. İlk olarak uyurken kaç saniyede yaşam üçgenine girdiğimizi sayabiliriz. Bunun bir benzerini de siz yaparken süreyi çocuğunuz tutsun. Bu sayede çocuk, oyunda tek olmadığını anlayacaktır. Evin farklı odalarında afete yakalandığınızda en hızlı nereye gideceğinizi de tespit etmelisiniz. Bu oyunu birkaç şekilde yapabilirsiniz. Oyuna başlamadan önce doğru ve doyurucu bilgiler verdiğinizden emin olun. Gün içerisinde herhangi bir zaman habersiz olduğu durumda oyunu başlatmanız istemsizce kaygı oluşmasını sağlayacaktır. Buna dikkat edebilirsiniz.

İlk Yardım Çantası: Deprem dışında ilkyardım çantası hazırlığı da yapmanız gerekir. Yine deprem çantasında olduğu gibi ilkyardım çantasının içeriğinde bulunan her şeyi dikkatlice tanıtıp kullanabilecekleri hakkında bilgiler verebilirsiniz.

İlk Yardım Teknikleri: Çocukların anlayabileceği türden, uzmanların önerdiği basit ilkyardım tekniklerini öğretebilirsiniz. Özellikle küçük yaralanmalarda neler yapılacağını bilmesini isteyebilirsiniz. Bu süreçte ebeveynler olarak el ve ayağınızda birkaç noktayı kalemle işaretleyerek ilgili müdahaleleri yapmasını ve yara bandı yapıştırmasını sağlayabilirsiniz. Basit ve kritik bir müdahale biçimi olan Heimlich Manevrasını da bir profesyonel aracılığıyla öğrenmesini sağlayabilir ve bununla ilgili birkaç kez deneme yaptırabilirsiniz. Özellikle kardeşi olan çocukların bu tip müdahaleleri bilmesi, ebeveyn gelene kadar acil durumla başa çıkmalarını sağlayacaktır.

Alo 112: Ambulans, itfaiye ve polis gibi acil hatların tek bir numaraya toplanması herkes için iyi oldu. Telefondan 112 acil yardım araması yapmayı, arama yaptığında neler söylemesi gerektiği ile alakalı pratikler yapılabilir. Ev adresi, kendisini tanıtması ve mevcut durumla ilgili yüzeysel bilgiler paylaşabilir hale gelmesi en ideal senaryodur. Bunları yapabilmesi sağlanmalıdır. Bunları yine çeşitli oyunlar eşliğinde çocuklarla birlikte tekrar edebilir ve uygulayabiliriz.

Deprem, yangın, sel gibi afetlerin etkisi, aldığımız önlemler sayesinde azaltılabilir. Bu sebeple bu alanlarda bilinçli olmalı ve gerekli eğitimleri almalıyız. Kendimizin dışında doğrudan maruz kalabileceğini düşündüğümüz yakınlarımız için de bu tip eğitim ve programları yaymalıyız.

] }

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir