Öğrenme örgüsü, öğretici ve öğrenen arasında gerçekleşen bilgi ve deneyim aktarımıdır. Burada birkaç parametre olsa da önemli olan kısım öğrenme istekliliği yani motivasyondur. Bu motivasyonu etkileyen parametrelerden birisi de konsantrasyondur.

Konsantrasyon; odaklanma ve dikkat dağılmaması olarak değerlendirdiğimizde karşımıza öğrenme esnasında dalma, ilgi azalması veya kopma gibi konsantrasyonu etkileyecek unsurlar çıkıyor. Öğrenmeyi doğrudan etkileyen unsurların başında gelen konsantrasyon için eğitim kurumları, eğitimciler ve az da olsa öğrenenler çeşitli alternatif uygulamalar geliştirmişler. Bunlardan birisi de oyunlaştırmadır.

Öğrenme esnasında oluşacak dikkat dağınıklığı, motivasyon düşüklüğü gibi durumları ön görerek süreci oyunlaştırmak gerekiyor. Eğitimde, çeşitli oyunlaştırma kurguları yapabilirsiniz. Konu odaklı, müfredat odaklı veya sınıf odaklı gibi kapsamlar ile sunabilirsiniz. Önemli olan konu ise amaca hizmet etmesidir.

Dikkat dağınıklığı kişiden kişiye değişebildiği gibi, dönemsel düşüş de gözlemlenmektedir. Son 30 yılda yapılan araştırmalarda herhangi bir konuya odaklanma süresi 40 dakika civarındayken, günümüzde bu süre akışa göre 8 saniye ile birkaç dakika olarak değişiklik göstermektedir. Katılımcıların ilgisini odaklamak için kitlenin hem rutinin dışında hem de konunun içinde olmalarını yani akışta kalmalarını sağlamamız gerekiyor.

Mesela eğitim esnasında esneyen, bakışları başka yerlere odaklanan veya farklı şeylerle ilgilenen kişileri görünce öğretici refleksiyle hemen bir hareketlendirme yapmak isteriz. Herkesi ayağa kaldırabilir, birkaç kültürfizik hareketi yaptırabilir ya da mini oyunlar oynatabiliriz. Bu oyunlar temelde oyun olsa da süreç genelinde oyunlaştırma olarak addedebiliriz. Detayları ve alt parametrelerine bakarak oyunlaştırmanın kalitesinden bahsedebiliriz.

Oyunlaştırmada yer alan hedefe gidilen süreç ve beklenen davranışlar konusunda uygun metriklerle kurgu hazırlamalıyız. Mesela öğrenilmesi beklenen konuları hazırlarken içerikle ya da konuyla ilgili oyunlar hazırlayabiliriz. Bu, katılımcıları da cezbeder ve öğrenme derinliğini artırır. Edgar Dale’nin öğrenmede kalıcılığı gösterdiği “Yaşantı Konisini” özetleyecek olursak;

  • Kullanabileceğimiz tüm duyu organlarımızı kullanmamız
  • Yaparak ve görerek deneyimlememiz
  • Öğrendiklerimizi başkalarına anlatmamız

Tüm bu koşulları yerine getirdiğimizde öğrenmede kalıcılığı daha da artırmış oluruz. Oyunlaştırma ile yaptığımız şey de tam olarak budur. Eğitimin konusundan ve akışından uzaklaşmadığı takdirde, eğitim ve öğrenme süreçlerinde kullanılan oyunsu öğeler bizi amacımıza ulaştırır. Handikaplardan birisi de dikkati eğitime çekmek için oyunlaştırırken tamamen da dağıtabiliriz. Bu sebeple, kitleye uygun unsurları kullanabileceğimiz bir oyunlaştırma tasarlamalıyız.

Ali Cevat Ünsal
Lead Gamification & Experience Designer

İlgili Yazılar