I N O O S T E R

Ödül deyince aklınıza ilk ne geliyor? Hatta “Kendinizi ödüllendirseniz ne olurdu? Genelde çikolata, baklava ve kahve gibi yemekler ya da masaj ve tatil gibi deneyimler akla geliyor. Bunların hepsi aslında para ile alınabilecek ‘dışsal ödüller’. Şirketteki bir panoda ayın elemanı olarak yer almak, yönetim toplantısına katılmak, o hafta oynanacak oyuna karar vermek, biriktirilen puanla adına bağış yapmak gibi, para yerine geçemeyecek ‘içsel ödüller’ oyunlaştırmada çok daha etkili. Bir şirketin verdiği ödüllerden birinde, çalışanların eşlerinden alınan resim tablolarının ofisin duvarlarına düzenli olarak asılmasıyla oyunu kazanan çalışanların performansında çok önemli artışlar gözlenmiş.* Oyunda başarılı olmuş çalışanların yönetimle yemek yemesi ya da seçtikleri bir eğitim programına katılmaları çok daha etkili olan ödüllendirme yöntemleridir. 

Amerikalı girişimci akademisyen Michael Norton, insanların para ödülleri ve mutluluklarıyla ilgili küçük bir deney yapmış. İki grup benzer insana bir zarf göndermiş. Bir gruba bir miktar para verilerek “Bugünün sonuna kadar kendin için harcayacaksın,” denilmiş, diğer gruba da aynı miktarda para için “Başkası için harcayacaksın,” denilmiş. İlk grup kendi için aksesuar türü pahalı şeyler alırken paylaşacak olanlar daha çok yemek, kahve, hediyeler gibi şeyler almış. Günün sonunda memnuniyetleri sorulunca da parayı paylaşanların beş kat daha fazla mutlu olduğu görülmüş. Benzer bir durum olarak ofislerde de bir takıma kendilerine harcamaları için bir bütçe verilirken, diğer ekibe bir pinyatayı ekipçe patlamak için bütçe verilince pinyata patlatan ekip çok daha mutlu olmuş.** 


Evet, ödüllerin maddiyatını direkt nakit olarak vermek en doğru yöntem değil. Bu maddiyatı paylaşmak ve bir deneyim eklemek çok daha etkili oluyor ve mutlu ediyor. İçsel motivasyonu yaratmak için ise bazı ödül yaklaşımları mevcut. Amerikalı oyunlaştırma uzmanı Gabe Zichermann, oyunlaştırmada ödüllendirme konusunda  “SAPS:  Status (Statü), Access(Erişim), Power(Güç), Stuff (Eşya)” gibi bir model öneriyor.***  Örnek olarak kitap okuma oyunlaştırması düşünürsek (Stuff) Eşya olarak ilk okunacak kitabı bulup alma, üyelik kartları, ödül rozetleri, plaketler gibi ödüller Eşya’ya girer. Devamında ise diğer kullanıcılara okumaları konusunda yardım etmek ve bitirdiği kitabın özetini diğer üyelere sunmak kullanıcı üstünde (Power) Güç’e girer. Bir sonraki adım diğer kitaplara da erişme, önümüzdeki hafta hangi kitabın okunacağına karar verme gibi erişim alanları vermektir. Buradan da son olarak statü kazanıp Kitap Kulübü yönetimine girerek tüm bu haklara bir süre sahip olur.

Türkiye’nin en önemli girişimlerinden Yemeksepeti, 2017’de Lezzet Muhtarlığı adlı bir oyunlaştırma projesi geliştirdi. Binlerce oyuncunun puan ve rozetlerle yarıştığı bu güzel oyunlaştırmada, SAPS İçsel Ödüllendirme Modelinin örneklerini görebiliriz. Lezzet Muhtarı olanlara eşya olarak bir profil ve sertifika verilir; devamında mahallesindeki diğer kullanıcıların siparişlerini görebilir, yemek önerebilir ya da muhtar olunca onlara indirim kuponu verebilir. (Access) Erişim için de restoranlara mesaj gönderebilir, menü önerebilir, yeni açılan restoranları Yemek Sepeti’ne önerebilir vs. Tabii Lezzet Muhtarı kaldıkça anket yapmak veya yeni bir üye getirmek gibi bazı görevler atanır, yaptıkça da indirimler kazanır ve paylaşır. 

Ödül çeşitlerini belirledikten sonra, bunu ödül sayısı, katılımcı sayısı ve süresi gibi parametrelerle kurguya göre oyunculara vermeyi de düşünmek lazım. Ödüller bir katalogdan ödül puanı ile seçilerek talep edilebilir mi olacak, yoksa sıralamaya göre eldeki belli ödüller mi verilecek? Ödülü bir davranışla hemen kazanabilir mi, yoksa o davranışı yapanların katıldığı bir havuzdan kurayla büyük ödülü kazanmaya mı odaklanacak? Bunun gibi birçok kurgunun net bir şekilde çıkarılması oyunlaştırmada çok önemlidir. İşte, örnek ödül kazanma kriterleri:

1-) Sabit davranışla ödül kazanma:  Ödülü yaptığı davranış sonucunda hemen kazanır. 

2-) Rastgele kazanma: Ödülü yaptığı davranışın devamında bir çark çevirip oradaki listeden kazanır.

3-) Sürpriz ödül kazanma: Ödülü farkında olmadan o davranışı yapınca bir kapalı kutudan alır gibi kazanır. 

4-) Çekiliş ile ödül kazanma: Ödülü genelde çok büyük ve uzun vadeli davranışlar hedeflediği zaman, bir çekilişe katılma hakkıyla kazanma şansını yakalar. 

5-) Sosyal bir paylaşımla ödül kazanma: Ödülü, mesela iki kişilik bir yemek gibi, başka bir kullanıcıyla paylaşınca kazanır. 

6-) Koleksiyon tamamlayınca ödül kazanma: Tam bir koleksiyonun parçasını kazanıp tamamlayınca asıl büyük ödülü alır. “Her teşekkür alan bir yıldız kazanıyor ve büyük ödül için her yıldız bir çekiliş hakkıdır,” gibi.

Ödülü verirken ödülü değersizleştirecek davranışlardan mutlaka uzak durulmalıdır. Aylarca süren eforla kazanılmış küçük bir kupayı kargoyla göndermek yapılabilecek en büyük hatalardan biri. Ödül seranomilerine en az ödül kurgusu kadar dikkat edilmelidir. Bir yemek gibi sosyal bir ödül bile olsa bir zarfta temsilî bir şekilde hediye verilmelidir; diğer oyunculara da bunu duyurmalı ki motivasyon oluşturabilsin. “Kazandın, tamamdır” diye geçiştirilen ödüller değerini yitirir. 

Oyunlaştırmada ödüllendirme amaç değil, araçtır ve dışsal ödüller genellikle kurgunun en sonunda, doğru oyuncu tipleri analiziyle verilmelidir. Sonuçta olimpiyatlara kimse madalya kazanmak için değil, adını tarihe yazdırmak için katılıyor. Olimpiyatlar gibi bir kurgunuz olursa kupa ve madalya türünde dışsal ödüller de bu sürecin en güzel sembolik kazanımları olacaktır. 

Oyunla kalmanız dileğiyle.

* https://blog.bonus.ly/creative-employee-reward-ideas

** https://www.ted.com/talks/michael_norton_how_to_buy_happiness/transcript#t-30572 

***https://www.gamification.co/2010/10/18/cash-is-for-saps/

İlgili Yazılar