Oyunlaştırma dinamiklerinden birisi olan heyecan, birçok kurgunun temel ihtiyacıdır. Hem oyunlaştırmaya başlarken hem de sürdürülebilirliğini sağlarken heyecana ihtiyaç duyarız. Bunun için çaba sarf ederiz. Oyunlaştırma yaparken birçok unsura ihtiyacımız var. İlk olarak hedef, kitleye özgü kurgu, hedefe uygun içerik ve beklenen davranış döngülerine ait yönergeleri hazırlarız. Sonrasında tüm süreci pratik, anlaşılır, eğlenceli ve heyecanlı hale getiririz.

Oyunlaştırmada Hedef En Önemli Unsurdur

Oyunlaştırma yaparken ilk olarak bir hedef gerekiyor. Bu bir iş süreci de olabilir, topluluklara yönelik bir çalışma da olabilir, hatta daha küçük gruplarda arkadaş çevresi veya ailede de olabilir. İlk olarak hedefi netleştirdiğimizde bir kurgu inşa etmeye başlarız. Peki hedef neden bu kadar önemlidir? Bir örnekle daha net anlaşılmasını sağlayalım. Bir seyahate çıkıyorsunuz. Nereye gideceğiniz de belli. Bu yolculuk içerisinde karşılaşabileceğiniz her durumda aklınızdan çıkarmadığınız yegâne şey ulaşacağınız yerdir. Yolunuzu değiştirseniz de yavaşlasanız da duraklamak zorunda kalsanız da bilirsiniz ki gideceğiniz bir yer var. Hedefinize doğru her zaman yönünüzü belirleyebilirsiniz. Fakat yolculuğa çıkarken gideceğiniz yer belli değilse, ya da geçici hedefler koyduysanız bu yolculuk sizi zorlayacaktır. Yanlış bir yöne sapmanız durumunda, gideceğiniz bir hedef olmadığı için doğru yola dönmek diye bir durum da olmayacak. Ulaşacağınız bir yer olmadığı gibi, ne kadar sürede ulaşacağınızı da bilemeyeceksiniz. Bu ve benzeri belirsizlikler kişilerin motivasyonunu düşürür. Ne kadar net ve hedef odaklı olursanız o kadar motive ve odaklanmış olursunuz.

Kimin İçin Oyunlaştırma Yapıyoruz?

Oyunlaştırma kurgularını hayata geçirirken dikkat edilmesi gereken diğer noktalardan birisi de kitledir. Yani bu süreci kime kurgulayacağız? Eğer kitleyi tanırsak ne ile güdülendiğini, neleri yapıp nelerde zaman kaybedebileceğini daha doğrusu yetkinliklerini ve motivatörlerini bilmiş oluruz. Bu da bizim için en önemli bilinmeyenlerden birini çözmüş olur. Kurguya bir hikâye ekleyeceksek kitlenin algılayabileceği ve seveceği bir hikâye ekleyebiliriz. Süre mekaniği ekleyeceksek kitlenin dayanıklılığını, oyun ekleyeceksek de eğlence anlayışını öğrenmiş oluruz. İşte bunları öğrenirsek de en doğru oyunlaştırma kurgusunu hazırlayabiliriz.

Heyecanla Beklenir Olmak

Kitleyi tanıdıktan sonra kitleye ve oyunlaştırmaya özgü güdüleri de sırasıyla eklemeliyiz. Yani popüler tabiriyle motivatörlerin bir listesini çıkarmalıyız. Bunlar kimi zaman tema, kimi zaman görev hikayesi kimi zaman da oyunlaştırma bildirimleri olur. Bu motivatörler kişide heyecan uyandırıyorsa doğru yoldayızdır. Çünkü amacımız hedef üzerinden oluşturulan kurguda kitledeki heyecanı taze tutmak ve sürdürülebilir olmaktır. Hazırlanan kurgu içerisinde verilen çeşitli ana ve ara görevlerde katılımcıyı sürekli akışta tutmak için onların motivasyonunu yüksek tutmamız ve heyecanla beklenir hale getirmemiz gerekir. Atılması gereken birçok adım var.

Motivasyonu önemsemezsek, kitleyi tanımaya gerek duymazsak ve en önemlisi hedefimiz olmazsa karşımıza oyunlaştırmadan çok klasik bir yönlendirme kurgusu çıkar. Bunların çok da işe yaramadığını gören kurumlar bu yüzden oyunlaştırılmış yazılımları tercih ediyor ya da klasik performans sistemlerini oyunlaştırmaya çalışıyor.

Heyecanla 23 Nisan

Heyecan sadece oyunlaştırma kurgularında karşımıza çıkmaz. Herhangi bir sürecin de temel dinamiğidir aslında. Bu süreç kimi zaman bir proje olarak çıkar karşımıza, kimi zaman kişisel hedeflerimize ulaşmak için yaptığımız yol haritasında, kimi zamanda neşe içinde kutlanan bayramlarda. İşte o bayramlardan biri olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı da heyecanla beklenen, herkes için iyi anlam barındıran bir gündür. 23 Nisan öncesi okullarda ve evlerde hazırlıklar yapılır, her yer bayraklar ve Atatürk posterleriyle süslenir. Çocuklar cıvıl cıvıl giyinir bayram neşe içerisinde kutlanır. Bu heyecan sadece bir gün için değil yüzlerce yıl sürer. Keşke tüm heyecanlar bu kadar uzun süre taze kalabilse. 101. Yılında ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara bayram olarak hediye edilen meclisimizin kuruluş tarihi her yıl aynı heyecanla bekleniyor.

Belki bir heyecanı, 101 yıl taze tutamayabiliriz, belki bu kadar sürdürülebilir kurgular yaratamayabiliriz. Fakat bildiğimiz bir şey var ki o da vizyoner Ulu Önderimizin emaneti olan bu bayramın, her sene aynı coşku ve heyecanla kutlanacak oluşudur. Bayramımız kutlu olsun.

İlgili Yazılar